*

Close the menu bars before preview/publish. That way you can make sure that they will not block the content on other pages.

To close, select the menu and uncheck the option that says: "Show lightbox parts while editing" .

To edit the menu bars again, you can check the same option and the submenus will show up.

OMNIA MUTANTUR

 

*

Remember too keep the QUICK ACCESS, LANGUAGE and LOCATION BAR closed, before you preview/publish.

You can click on the bars to edit the content inside the expandable menus, and when you are done you can click again on the bars to close them.

 

 

HIZLI ERİŞİM

ÜYE KAYDI

SÜLEYMAN GEDİK

İSTANBUL - TÜRKİYE

İLETİŞİM ADRESİ

info@suleymangedik.com

ÜYE KAYDI

LANGUAGE

English

Deutsch

español

italien

français

日本人

" Yaşam... bir ahmağın anlattığı, şamata ve öfke dolu, hiçbir anlam taşımayan bir masal" William SHAKESPEARE (Machbeth)

LAHİT DETAYI (III. YÜZYIL, PERGE), ARKEROLOJİ MÜZESİ, ANTALYA

" Her nereye gidersen git, yolun sonunda yine kendinle karşılaşırsın."

T.S. ELIOT

SULTANSAZLIĞI (2016), KAYSERİ

"Hava toprak gibi gebe.

Hava kurşun gibi ağır.

Bağır

        bağır

                bağır

                        bağırıyorum.

Koşun

         kurşun

                 erit-

                     -meğe

                             çağırıyorum..."

Nazım HİKMET

BAŞKÖY (2017), KARS

"Biz bu şafak vaktinin neresindeyiz

Öyle bir umut gibi gelip geçecek

Yalnızım, yalnızsın, bize kim gülümseyecek."

Edip CANSEVER

ALADAĞLARDA SABAH (2016), KAYSERİ

Kötülük masallarda değil, bunları gerçek sanıp cürüm işleyen ruhlarda.

LONDRA (2014)

"Ölüm geliyor aklıma birden ölüm

Bir ağacın gövdesine sarılıyorum."

Cemal SÜREYA

ALADAĞLAR (2016), KAYSERİ

"Yok, bu numara sökmez. İlk Aşk gibi önemli bir biyolojik olgu kimya ve fizik ile nasıl açıklanabilir ki!"

Albert EINSTEIN

YANYA (2016), YUNANİSTAN

Son aylarda tekrar tekrar okudum bir doğabilimci ve tıp doktoru olan Wilhelm Reich'ın "Dinle Küçük Adam"ını. Yüksek ideallerle kuşatılmış gençlik yıllarımda hiç hoşlanmamıştım onun küçük adama bu bakışından. Bugün ise süngüsü düşen benim. Okuma fırsatı bulamamış olanlar aşağıdaki linkten kitaba ulaşabilirler. Üstelik tam da zamanında yapılmış bir okuma olur bu. http://www.e-kitapoku.com/dinle-kucuk-adam-wilhelm-reich/

"Tam tamına yirmi beş yıl boyunca, senin bu dünyada mutlu olmayı hakettiğini savundum; kendine ait olan şeye sahip çıkma yetisinden yoksun olmakla suçladım seni; sonra Paris ve Viyana barikatlarındaki kanlı çarpışmalarda, Amerika'daki köleliğin kaldırılması savaşında ya da Rus Devrimi'nde elde ettiklerine sahip çıkmamakla suçladım. Paris'teki savaşının sonu Petain ve Laval'e, Viyana Savaşı'nın sonu Hitler'e, Rusya'daki savaşının sonuysa Stalin'e vardı; Amerika'daki savaşının sonu da Ku-Klux-Klan yönetimine varabilirdi. Her seferinde çalışıp didinip bir bataklıktan çıkmayı başardıktan sonra hemen bir başka bataklığa saplanmanın nedenini anlayamıyordum. Sonra yavaş yavaş ve el yordamıyla, seni köle yapan şeyin ne olduğunu buldum: SEN KENDİ KENDİNİ KÖLELİĞE MAHKUM EDİYORSUN. Köleliğinin tek sorumlusu, yalnız ve yalnız sensin başka hiç kimse, ama hiç kimse değil. Tek sorumlu sensin."

KARASU (2017)

"yüzümü suyun ardında buldum

kıyılar bu yüzdendir öyle dediler

kısacık yoğun bir akşam

serin bir akşam öyle söylediler..."

Turgut UYAR

SULTANSAZLIĞI (2016), KAYSERİ

Ani'nin uçsuz bucaksız yalnızlığı neden bilmem John Lennon'ın Imagine'ini getirdi aklıma; ülkelerin, dinin ve mülkiyetin olmadığı ve bütün insanların hayatı barış içinde yaşadıkları dünyayı.

ANİ (2017), KARS

"Yaşamın yansımalarını her zaman yaşamın kendisine tercih ettim." François TRUFFAUT

OLIMPOS (2015), ANTALYA

Floransa'nın Bargello Müzesinde gördüğüm bu faun ile oğlan çocuğu kabartması beynimde peşpeşe gelen bir çağrışımlar dizisinin başlangıcını oluşturmuştu: Siegmund Freud'un bıkmadan usanmadan deşip durduğu insanın karanlık bilinçaltını; Marquis de Sade'dan Georges Bataille'a bu karanlığın keyfini süren dekadan yazını; sıradan ile fantastik arasındaki sınırları kaldıran Max Ernst, Paul Delvaux ve René Magritte'in gerçeküstünün son derece gerçekçi temsillerini ve nihayet 1968 Yeni Sol'unun "tüm yetke hayalgücüne" sloganını.. Sen neymişsin be Faun!

BARGELLO (2016), FLORANSA

"Çocuk olsam yeniden..

Bir tek düştüğüm için acısa içim,

Ve kalbim; çok koştuğum zaman çarpsa sadece.."

Cemal SÜREYA

ÇIRÇIR (2017), İSTANBUL

Seçildiği günden itibaren hayranıyım bu Papa'nın. Üstüste gelen üç fırtınanın ardından Güney Yıldızı gibi parladı Vatikan'da. Hep ilerici düşündü ve hep doğru davrandı. Ama ne yalan söyleyeyim bu kadarını beklemiyordum doğrusu:

"The theories of evolution and the Big Bang are real and God is not “a magician with a magic wand”, Pope Francis has declared. Speaking at the Pontifical Academy of Sciences, the Pope made comments which experts said put an end to the “pseudo theories” of creationism and intelligent design that some argue were encouraged by his predecessor, Benedict XVI. Francis explained that both scientific theories were not incompatible with the existence of a creator – arguing instead that they “require it”. “When we read about Creation in Genesis, we run the risk of imagining God was a magician, with a magic wand able to do everything. But that is not so,” Francis said. The Independent

VATİKAN (2008)

Liberté, égalité, fraternité : En büyük yalanlar kendimize söylediklerimizdir.

FATİH (2017), İSTANBUL

Cemal mi demişti, yoksa Turgut mu, "şiir tercüme edilmez, başka bir dilde yeniden kurulur" diye, hatırlamıyorum. Ama çok doğru; bu nedenle olsa gerek, ben de ilk gençliğimden beri çok sevdiğim Guillaume Apollinaire'in Mirabeau Köprüsü şiirinin Cemal tarafından yapılmış çevirisini yeğliyorum. O zamanlar piyasada bir "Fransız Şiirleri Antolojisi" vardı Orhan Veli'nin tercümelerinden oluşan. Fransız şiirinin en güzel örnekleriyle tanışmam bu vesileyle olmuştu. Gelelim Mirabeau Köprüsüne. Tamam gençliğimden beri çok sevmiştim bu şiiri de, ne anlamıştım acaba? Sözcükleri hangi anlamları sabitlemişti benim için? Bugün ise tekrar okuduğumda,  geçmişin esintileriyle ürperiyorum.

"Seine akıyor Mirabeau Köprüsü’nün altından

Ve şu bizim aşkımız

Olur mu durasın şimdi anımsamadan

Sevincin geldiğini ancak acının ardından

Çalsana saat insene ey gece

Günler geçiyor bense hep aynı yerde

Yüz yüze duralım böyle elin elimde kalsın

Ve aksın dursun

Sonsuz bakışlar dalgalar yorgun argın

Köprüsü altından kollarımızın

Çalsana saat insene ey gece

Günler geçiyor bense hep aynı yerde

Aşklar akıp gidiyor şu akarsu gibi

Akıp gidiyor aşklar

Hayat öyle durgun öyle yavaş ki

Ve umut nasıl zorlu nasıl depdeli

Çalsana saat insene ey gece

Günler geçiyor bense hep aynı yerde

Günler geçiyor günler haftalar yaman

Ve dönmüyor geri

Ne çıkıp giden aşklar ne geçen zaman

Seine akıyor Mirabeau Köprüsü’nün altından

Çalsana saat insene ey gece

Günler geçiyor bense hep aynı yerde"

DOVER (2015)

"Hayal gücü sahibi insanın gözünde, doğa hayal gücünün ta kendisidir." William BLAKE

IŞIKLI GÖL (2016), DENİZLİ

Ülke olarak tarihte geriye doğru ilerlerken Eski Ahid'in yoldan çıkmış koyun sürüsü ile Çoban Mesih öyküsüne kadar vardık. Yakında elma ağacının altında buluşuruz artık.

ALADAĞLAR (2016), KAYSERİ

"The camera introduces us to unconscious optics as does psychoanalysis to unconscious impulses." Walter BENJAMIN

ÇİÇEK PASAJI (2017), İSTANBUL

"Bir gün sabah sabah kapıyı vursam,

-Kim o dersin uykulu sesinle içerden.

Saçların dağınıkdır, mahmursundur.

Kimbilir ne güzel görünürsün sevgilim,

Bir sabah vakti kapıyı çalsam,

Uykudan uyandırsam seni,

Ki, daha sisler kalkmamıştır Haliç ten.

Fabrika düdükleri ötmektedir."

Turgut UYAR

SULTANSAZLIĞI (2016), KAYSERİ